<
Aydın Arkun   Çalışmalar - Works
1969 1971 1972 1973-1976 1978 1980-2004 1998 1999 2004-2006 2006-2007 2008 2009 2011 2011-2 2012 2013 2014 2015 2016
UNESCO AIAP TÜRKİYE ULUSAL KOMİTESİ ULUSLARARASI PLASTİK SANATLAR DERNEĞİ - www.upsd.org.tr
About Aydın Arkun

Aydin Arkun was born in Istanbul on October 8, 1954. He finished elementary and junior high school in Dannenberg, Germany. He completed his high school and college education in Istanbul (Atatürk Egitim Enstitüsü - German ) With an innate urge, he started painting in his childhood years. He opened his first solo exhibition at the age of 11. He was about the same age when his school district had him paint designs on the indoor walls of the entire school complex. When his works were featured in a local German newspaper, Arkun started to devote all the free time he had left from studies, to his painting.

His creations, with no educational background on painting, started to get the attention of his school district, as well as his neighbors. Some people wanted him to do their portraits and when his first attempt in this field proved to be quite a success, the requests started pouring in. Just when one of his German teachers who was very impressed with Arkun's art, managed to arrange a personal show in Hamburg for him, his parents decided to separate putting an end to the exhibition before it even got a chance to start. He was just a teenager when he had to leave his Father who was an MD in Germany and go back to Turkey with his mother.

There, he went into a period of frustration. Not only the environment was very different, but also it was difficult for him to encounter those who were interested in Art. But, with that great urge coming from within, against all difficulties and hardships he was faced with, he confined himself to his room in Istanbul and continued painting non stop.His painting was also a way for him to hide from the outside world which he was having difficulty adapting to. He did not know anybody in Istanbul who he could open up to, he did not know anybody who could help him. One day, as a result of a strange coincidence while he was in Gulhane Park Zoo, he got to know the manager of the park and suggested him to do an outdoors exhibition.


The savvy park manager supported the idea and Arkun opened his first exhibition in Istanbul at Gulhane Park in 1971, he was not even 18 yet. Later on, his exhibitions in Istanbul generally happened at the usual places, this was mainly because of getting negative responses from the places he had his eyes on for shows. In time, he did find the opportunity to exhibit his work on four different occasion, in Ataturk Cultural Center.


He joined Uluslararasi Plastik Sanatlar Dernegi (International Plastic Arts Association )in 1995, he got invited to represent Turkey at the exposition "Contemporary Art in Islamic Countries and Countries Influenced by Islam" realized by Kassel University. He participated in 2011 Izmir Bianelle and 2011 Florance Biannelle. Also in 2011, he took part in the International Contemporary Art Exhibit in London.

In 2012, he went to New York by a gallery invitation and exhibited in the Artexpo New York.

In 2013, he participated in an International Exposition at Ward-Nasse Gallery in Soho, New York.

In the beginning Aydin Arkun was an academic artist and he did not know which route to take. His initial classic style, in time evolved into a painteur accentuated contemporary rendition. As a child, he was greatly influenced by Rembrandt.

This led him to use a lot of light play in his early work. He thought that, he experienced almost the whole period between Renaissance and Modernism all by himself throughout his work. Later on, he dwelled on working the painting itself. His creations, were geared towards works featuring "time", "the transience of time", "the connection between the world and the universe", and "the place of the human feeling himself all alone in the cosmos".

Aydin Arkun's take on painting is this; ''All depends on from where you look at the open-ended contemporary art. From Giotto? or from Duchamp?...

Painting, like all others, is a visual form of art; it depends on your system of introducing it and the good thing is, the connection it creates with the viewer ends up giving it a whole new language. At the same time, painting is a war, really''.

This is how artist FÜSUN ONUR highlights Aydin Arkun's work in an article she wrote in ' Milliyet Sanat' on 1985: Self confident, organic and honest, due to his involvement since childhood, dominant of the technique, and fresh.. as if it were happening naturally.

Art historian ALI AKAY uses these words for Arkun's "Parallel Universes" themed show on 1997 As Aydin Arkun is trying to show us this argument on his canvases, in the simplest way, he is also dealing with the human being.

While he is presenting the "know it all" attitude of us; us who can not go past being grotesque heroes of Rabelais, and while showing the ridiculousness of this attitude grotesquely personified in us, he is also emphasizing on the importance of human ethics. He is simply having fun with "holier-than-thou" attitude.

For the artist exhibition again in 1997, writer SELIM ILERI makes these comments: In his creations, Aydin Arkun never stays away from a witty sense of humor. As he questions "the time" and the "transience of time", a strange, bittersweet smile accompanies all his work...


-----------------------------------------------

Aydın Arkun Hakkında

Aydın Arkun, 8 Ekim 1954 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Ilk ve orta öðretimini Almanya'nın Dannenberg kasabasında, lise ve yüksek öğrenimini İstanbul'da tamamladı (Atatürk Eğitim Enstitüsü Almanca bölümü). Doğuştan gelen bir dürtüyle resim yapmaya daha çocukluk yıllarında başladı. On bir yaşındayken Almanya'da ilk kişisel sergisini açtı. Yine aynı yaşlardayken Almanya'daki okul idaresi Aydın Arkun'a tüm okulun iç duvarlarına desenler yaptırdı. Tüm bu çalışmalar yerel bir Alman gazetesine haber olunca Aydın Arkun okul dışındaki tüm zamanını resim çalışmalarına vermeye başladı. Resim eğitimi olmaksızın yaptığı çalışmalar gerek okul idaresinin ve gerekse komşuların yakın ilgisini çekiyordu. Kendi portrelerini isteyenler oldu. Bu konudaki ilk denemesi hayli başarılı olunca arkası gelmeye başladı.

Aydın Arkun'un yeteneğine çok ilgi gösteren Alman bir hoca ona Hamburg'ta bir kişisel sergi ayarlamayı tam başarmıştı ki ebeveynlerinin ayrılma kararı bu serginin daha başlamadan bitmesine neden oldu. On dört yaşlarına daha gelmeden doktor olan babasını Almanya'da bırakıp annesiyle İstanbul'a dönmek zorunda kaldı. Burada uzun sürecek bir bocalama devresine girdi. Hem ortam farklıydı, hem de resimle ilgilenenlere pek rastlayamıyordu. Ancak içinden gelen o büyük dürtü sonucu zorluk ve olanaksızlıklara rağmen İstanbul'daki odasına kapanarak çalışmalarına ara vermeden devam etti. Böylece kendini resim yapmaya vererek pek uyum gösteremediği çevresinden saklanıyordu da.

İstanbul'da açılım yapabileceği ve ona yardım edecek kimse tanımıyordu. Bir gün yolu Gülhane Parkındaki hayvanları görmek için oraya düştü. İlginç bir rastlantıyla park müdürüyle tanıştı ve müdüre bir açık hava sergisi teklifi sundu. Aydın görüşlü olan müdürün de aklı yatınca İstanbul'daki ilk sergisini daha on sekizine basmadan Gülhane Parkında açtı (1971). Sonraları gözünü diktiği yerlerden olumsuz yanıtlar alınca İstanbul'da açtığı sergiler genelde olabilir olan yerlerdeydi. Ancak bir zaman sonra İstanbul Atatürk Kültür Merkezinde dört kez eserlerini sergileme olanağı buldu. Uluslararası Plastik Sanatlar Derneğiíne üye oldu.

1995 yılında Kassel Üniversitesinin gerçekleştirdiği İslam ülkeleri ve İslamdan etkilenmiş ülkelerdeki çağdaş sanat sergisine Türkiye adına davet edildi ve bu sergiye katıldı.

2011 İzmir ve 2011 Floransa Bienallerine katıldı.

Yine 2011 yılında Londra'da uluslar arası çağdaş sanat sergisine katıldı.

2012 yılında New York'taki bir galeri tarafından Artexpo New Yorkía davet edildi ve katıldı.

2013 yılında yine New York, Soho Ward-Nasse Gallery'de uluslararası bir sergiye katıldı.

Akademik bir sanatçıydı ve ilk başlarda nereye doğru yol alacağını bilmiyordu. İlk yıllarındaki geleneksel tarzı, yerini zamanla pentür ağırlıklı çağdaş bir yoruma bıraktı. Çocukken Rembrandt'tan çok etkilenmişti. Bu yüzden ilk çalışmalarında ışık oyunlarına yer veriyordu. Neredeyse, Rönesans ve Modernizm arasındaki dönemi, çalışmalarım süresince kendi kendime deneyimledim, diye düşünüyordu. Sonraları resmin kendisini işlemeye çalıştı. Eserlerinde daha çok 'zaman'ı ve 'zaman'ın geçiciliğini, evrenle dünya arasındaki ilişkileri ve kendini yapayalnız hisseden insanoğlunun evrendeki konumunu işleyen çalışmalara yöneldi.

Aydın Arkun'un resim konusundaki görüşü ise şöyle:
Herşey ucu açık olan çağdaş sanata nereden baktığınıza bağlı. Giotto'dan mı, Duchamp'dan mı?.. Resim, tıpkı diğerleri gibi sanatın bir görünürlük formu; onu hangi sistemle sunduğunuza bağlı, ve çok şükür ki izleyiciyle kurduğu ilişkiyle dilini yeniden ediniyor, resim aslında bir savaş, aynı zamanda.

Sanatçı FÜSUN ONUR, 1985 yılında "Milliyet sanat" ta yazdığı bir yazıda Aydın Arkun'un çalışmaları için şunu vurgular: Kendinden emin, doğal ve dürüst, çocukluk yıllarından beri uğraştığından dolayı tekniğe hakim, kendiliğinden oluvermişçesine taze.

Sanat tarihçisi ALİ AKAY, sanatçının 1997 deki "Paralel evrenler" konulu sergisi için şu satırları kullanır: Aydın Arkun bu tartışmayı tuvallerinde bize göstermeye çalışırken, aslında en basit bir şekilde insan ile uğraşmaktan geri kalmıyor; groteskleşen Rabelais'nin kahramanları olmaktan öteye gidemeyen bizlerin herşeyi bilmiş edasını ve bu edanın komikliğini Grotesk kişiliklerinde sunarken bizlere, aynı zamanda insani etikanın önemini vurguluyor; insanın bu dünyaları ben yarattım" edasıyla da dalga geçmekten geri kalmıyor.

Yazar SELİM İLERİ, sanatçının yine 1997 deki sergisi için şu tümcelere yer verir: Aydın Arkun, hiçbir eserinde ince bir espriden uzak durmuyor. Zamanı, zamanın gelip geçiciliğini sorgularken tuhaf, buruk bir gülümseyiş eşlik ediyor çalışmalarına...

Aydın Arkun’un kişisel sergileri:

1965 Fritz Reuther Gymnasium Almanya
1971 Gülhane Parkı (Açıkhava Sergisi) İstanbul
1972 Büyükada Anadolu kulübü İstanbul
1976 Pangaltı Sanat Galerisi İstanbul
1985 İş Bankası İstanbul
1986 Akbank Etiler İstanbul
1991 Yonca Modern Sanat Galerisi İstanbul
1994 Atatürk Kültür Merkezi Taksim İstanbul
1997 Vakko Sanat Galerisi Beyoğlu İstanbul
1999 Atatürk Kültür Merkezi Taksim İstanbul
2002 Atatürk Kültür Merkezi Taksim İstanbul
2005 Atatürk Kültür Merkezi Taksim İstanbul

Katıldığı grup sergiler:

1995 Upsd nin ‘Hoşgörüsüzlük’ Sergisi İstanbul
1995 Al-Fann Uluslarası Sergisi Kassel, Almanya
1996 Al-Fann Uluslarası Sergisi Kassel, Almanya
1996 UPSD nin 'Öteki için' sergisi İstanbul
2007 UPSD, 'Artist 2007' Tüyap kapsamı İstanbul
2011 Bienalizmir İzmir
Eylül 2011 World Tour Exhibition of Contemporary Art London
Kasım 2011 İnternational Biennale Artists at LuminArt Gallery Dallas, ABD
Aralık 2011 Floransa Bienali Floransa
2012 Artexpo New York
by Contemporary Art Network
NY, ABD
2013 Ward-Nasse Gallery, prince 178 NY, ABD

ana sayfa - home hakkında - about basında - in press konuk defteri - guestbook iletişim - contact

kozmos kozmoz evren elma natürmort paralel evrenler zaman meydan geçmiş gelecek şimdi sofra umut yıldız gezegen pentür resim sanat ressam plastik sanatlar akrilik yağlıboya tuval tablo mitoloji topo çevrimsel bilim karadelik filozof yazar eser espri istanbul ataköy nişantaşı türkiye almanya hamburg kassel insan ilişki sergi ulus kiraz milenyum sarı körlük bilgi kedi arslan kaplan hayvan doğa ağaç akarsu dağ koleksiyon ekonomi roman yazı harita karayolları havayolları denizyolları sahil deniz akdeniz ekran çağı renk belge evrak pentimento perspektif piramit gotik ekspresyonizm pürizm realizm samanyolu bir varmış bir yokmuş atatürk kültür merkezi soyut ekspresyonizm sembolizm suluboya şövale türk sanatı istanbul resim bilgi eser sanatçı yağlı boya resim sanatı sanat resimleri karakalem heykel
Voyager space planet star stillife cosmos time square rembrandt table leipniz bergson einstein millenium collection literature painting artist art modern art canvas oil acrylic hope mythology philosofy script composition future past show color history pittura metafisica pitoresk pop art show star time spaces canvas art prints color planet history oil paint table collection past future google art mythology contemporary abstract art voyage artist scripts arts colors lost planet colonies millenium painting painter photographs into paintings tate modern van gogh oil painting reproduction modernism art selling art still life oil painting fine art paintings 20th century art modern art gallery online